Belgrad gezilecek yerler itibari ile oldukça geniş. Görmeye değer onlarca yer bulunuyor. Tarihi dokusu ile Old Town’u gezebilir, şık ve bohem kafelerde kahve keyfi yapmak istiyorsanız, Skadarlija’ya gidebilir; kafanıza göre takılıp huzuru bulmak isterseniz de Zemun’a gidebilirsiniz. Uzun lafın kısası Belgrad gez gez bitmez! Şimdi sizin için bu yerlerden bahsedelim. Mutlaka görülmesi gereken 13 yerin listesi : 

13- FK Partizan Stadyumu

Yaşadığımız yerin havasından mı yoksa suyundan mı bilinmez, dünyada çeşitli coğrafyaların farklı spor dalları üzerinde yoğunlaştığını söylemek mümkündür. Türkiye’de olduğu gibi, Sırbistan’da da halkın genel olarak desteklediği ve ilgi gösterdiği spor dalları arasında Futbol, Basketbol ve Voleybol yer alıyor. Bugün futbol denildiğinde, Sırbistan ve özellikle Belgrad’da akla ilk gelen takımlardan ilki hiç kuşkusuz ki FK Partizan olarak karşımıza çıkmaktadır.

Eğer futbola ilgi duyuyorsanız ve belgrad gezilecek yerler listesi yapıyorsanız bu tarihi stadı görmek istemeniz çok normal.. Partizan Stadyumu 32 bin kişiyi alabilen bir stadyum olarak biliniyor.  Humska’da yer alan ve her yıl onlarca kişinin ziyaret ettiği bu stadı bir müze olarak girmek ve halı sahayı görmek için yaklaşık 200 dinar ödemeniz yeterlidir. Bu da ortalama olarak 1.5 Euro’ya tekabül ediyor.

Sanırım FK Partizan’a ilişkin mutlaka bahsedilmesi gereken detaylardan birisi de FK Partizan ruhu olacaktır. Sırplar, kendi içlerinde sakin bir millet olsalar da zaman zaman hırçınlaşıp intikam duygusu ile hareket edebiliyorlar. FK Partizan, ülke içerisindeki ezeli rakibi Kızılyıldız ile karşı karşıya geldiğinde, ne yazık ki karşılaşma sonucunda taraftarlar birbirine saldırabiliyor..

.

.

12- Terazije Mejdanı

Terazije Meydanı, Belgrad’ın sembol caddelerinden olan Knez Mihailova Caddesi’ne yalnızca  yüz metre uzaklıktadır. Belgrad’a turistik amaçlar ile geliyorsanız, tahminen zaten geçeceğiniz bu Meydan oldukça önemli meydanlar arasında yer almaktadır. Hem yerli hem de yabancı turistlerin gezileri sırasında sıklıkla gördüğü yerler arasında bulunmaktadır. Bu meydan üzerinde tarihi açıdan da görülmeye değer pek çok özel yapı bulunmaktadır. Belgrad’ı ziyaret eden turistler genellikle şehirde hostel ya da otelde konaklayacaklarsa, konum olarak bu meydanı tercih ederler. Çünkü Belgrad’ın kalbi olan Knez Mihailova Caddesi’ne, Cumhuriyet Meydanı’na ve Tas Majdan’a çok yakındır.

Bölgeyi genel olarak inceleyerek olursak, otellerin butik kafelerin ve tarihi yapıların bu noktada oldukça önemli bir yere sahip olduğuna kanaat getirmek mümkündür. Dekorasyon genellikle oldukça zariftir ve bölgede yerel dizaynlarla modern mimari dekorasyonların harmanlandığını söyleyebiliriz. Hem rönesans döneminin eserlerini hem de aynı zamanda Sırp mimarisinin örneklerini bir arada görebileceğiniz bu meydan, konum olarak da oldukça işlevseldir. Ayrıca oldukça eski bir tarihe dayanıyor.

Bu cadde ile ilgili dikkat çeken çok sayıda unsur bulunmakla beraber, caddenin adının Türkçe olması, pek çok kişinin dikkatinden kaçmamış. Terazije Meydanı, Sırpçaya Türkçeden geçmiş isimlerden bir tanesi..

11- Savamala Bölgesi

Brankow köprüsünden aşağı doğru yürürseniz, kendinizi Savamala Bölgesi’ne bulmanız mümkün. Pek çok kişi için bu bölge Belgrad’ın belki de en bakımsız ve en harabe bölgesi. Son zamanlarda oldukça hızlı bir şekilde restore edilmeye çalışılan bölgesinde onlarca kafeyi bir arada görebilmek mümkün. Özellikle kahve düşkünü iseniz Savamala’da pek çok kültüre ait kahveyi bir arada görebilmeniz mümkün. Bununla beraber, grafiti sevenler için de bu bölgenin bir cennet olduğunu söyleyebiliriz. Stari Grad’ da yer almasına ve aslında pek de özensiz bir görüntüye, çok sayıda da harabeye sahip olmasına karşın, sokak sanatlarına aşık olanlar için bu bölge mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasında yer almaktadır.

.

.

10- Sırbistan Ulusal Müzesi

Namıdeğer Serbian National Museum, birçok sanatçının sevilen eserlerini bir arada görebileceğiniz, eski Yugoslavya dönemine ilişkin pek çok bilgiyi elde edebileceğiniz oldukça önemli müzeler arasında yer alıyor. Bir ülkeyi anlamak ve kendinizi o ülkeye yakın hissetmek istiyorsanız, mutlaka görmeniz gereken yerler arasında bizce o şehrin ulusal müzeleri yer alıyor. Sırbistan Ulusal Müzesi de Cumhuriyet Meydanı’nın neredeyse ortasında yer alan, çok kolay bir şekilde bulabileceğiniz müzeler arasında. Müzede zaman zaman yenileme çalışmaları yapıldığından ötürü, girişlerde biraz sorunlu olabiliyor. Gitmeden mutlaka arayıp sorun, mutlaka İngilizce anlaşabilirsiniz.

9- Bayraklı Camii – Belgrad

Bayraklı Camii, aslında 1575 yılında yapıldığı bilinen, ancak kimin tarafından yapıldığı hakkında kesin bir bilgiye sahip olmadığımız camiler arasında bulunuyor. Belgrad’ın Müslümanlar için ibadete açık olan tek camisi hakkında bu denli az bilgiye sahip olmamızın nedeni aslında tarihçiler tarafından pek çok unsura bağlı olarak açıklanabiliyor. Bu unsurlardan ilki de inşa edildiği zamanki isminin şimdiki isminden daha farklı olması. Birçok tarihçi bu bilgiyi destekliyor. Hatta, pek çok tarihçi için Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde böyle bir cami olmaması da durumu destekler nitelikte olarak açıklanmış. 1521 yılında Belgrad’ın Osmanlı himayesine girmesinden yaklaşık 50 sene sonra inşa edilen bu cami, aslında başından oldukça fazla hikaye geçmiş olan camilerin başında gelmektedir. Defalarca kez yıkılmış, kilise olarak kullanılmış ve hatta bu cami yakılmaya dahi çalışılmıştır.

Bajrakli Dzamia (tr okunuşu=bayrakli camiya), bu caminin Sırpça olarak ifade ediliş şeklidir. Bu camiye neden bu ismin verildiğine dair de elimizde net bir bilgi olmamakla beraber, yine tarihçiler, Müslümanlara ezan saatlerini net bir şekilde verebilmek için minareye asılan bayrak sebebi ile bu ismi aldığını düşünmektedir. Neredeyse 450 yıllık bir geçmişe sahip olan cami, Belgrad’da bugünlere kadar gelebilen nadir camiler arasında yer almaktadır. Evliya Çelebi’nin özellikle bölge ile ilgili olan notları göz önünde bulundurulduğunda, o dönem içerisinde yaklaşık 2000 caminin bulunduğu bilgisi bulunmaktadır. Ancak bugün Belgrad’da Müslümanların ibadet edebileceği tek cami Bayraklı Cami olarak karşımıza çıkmaktadır…

.

8- Aziz Sava Katedrali (St. Sava)

Aziz Sava Katedrali, bugün Belgrad’ın başlıca sembollerinden. Hepimizin bildiği gibi, her şehrin ruhunu mutlaka bir mimari yapı yansıtır. Sanıyoruz ki Ortodoks mezhebini benimseyen Sırplar için Aziz Sava Katedrali’nin de son derece büyük bir önemi var. Çünkü burası Balkanların en büyük Ortodoks Kilisesi.

Özellikle Hristiyan öğretileri göz önünde bulundurulduğunda, aslında büyük katedral ve şapellerin tarihi hep bir Hristiyan azizi anısına dayanır. Sava Katedrali’i için de durum böyle. Aziz Sava Katedrali, isminden de rahatlıkla anlaşılabileceği üzere, Balkanlara Hristiyanlığı yaymak için gelen Aziz Sava’nın anısına yapılmış. Bu sebepten önce bölge için önemli büyük.

Aslında, kelime anlamı ile Aziz SAVA Katedrali’nin hikayesi henüz 100 yıllık olsa da bu tarihi yapının çok çok daha eskiye dayanan bir hikayesi var. Osmanlı tarihinde birçok paşa, devşirme asıllı olmakla beraber, çeşitli bölgelerden İstanbul’a getirilerek Enderun’da yetiştiriliyor. Sinan Paşa da bu isimlerden bir tanesi. Bizim kaynaklarımızdan incelediğimizde, Aziz Sava Katedrali’nin hikayesini Sinan Paşa’nın anlatılarında görebilmek mümkün. Osmanlı’nın saygıdeğer kaptanıderyalarından birisi olan Sinan Paşa, aslen Sırp asıllı bir Osmanlı devlet adamı. Aziz Sava ise Paşadan yıllar önce bölgeye gelip Ortodoks’luğu  Sırplara anlatmış ve birçoğuna da Ortodoks mezhebini benimsemiştir. Kosova Savaşı ve 1. Murat ile beraber artık Balkanlarda aktif olarak rol oynamaya başlayan ve ilerleyişini sürdüren Osmanlı, 1521 yılında Belgrad’ı almış, bu durum da elbette Sırplar tarafından büyük isyanlara..

.

.

 

7- Knez Mihajlova Caddesi 

Knez Mihailova Caddesi, Belgrad’ın adeta bir sembolüdür. Sırpların belki de tarihleri boyunca en çok saygı duydukları prensleri Mihailo, Sırbistan’ın pek çok yerinde adını duyabileceğiniz, hatta bir Srıpla yanlışlıkla da olsa tartışmaya girmeniz durumunda adını mutlaka duyacağınız isimler arasında yer alıyor. Knez Mihailova Caddesi de Belgrad’ın en önemli ve işlek caddeleri arasında yer almaktadır.  İsmi Mihailo olunca, Sırplar için önemi de elbette büyük oluyor.

Cadde oldukça geniş ve hatta bir ucunun doğrudan Kalemegdan’ın güney kısmına eriştiğini de söylemek mümkün. TRG Republic ile de bir kesişme noktası bulunuyor. Hoş zaten Belgrad’a gittiğinzide görebileceğiniz gibi, her yol bir şekilde Knez Mihailova’ya bağlanıyor. Bu sebepten ötürü, şehrin her daim işlek ve pek çok insanı bir arada görebileceğiniz caddesi olarak isimlendirebiliriz. Pek çok kişi bu cadde için Belgrad’ın kalbi tanımlamasını yapar. Hatta bu tanım genel hatları itibari ile de oldukça doğrudur. Çünkü piyasanın merkezi, alışveriş alanlarının, mağazaların ve kafelerin de yoğun olarak bulunduğu cadde Knez Mihailova Caddesi’nin ta kendisidir. Caddeye ismini veren ünlü Prens Mihailo Obrenovic, ünlü bir Sırp prensi..

.

.

6- Trg Republike – Cumhuriyet Meydanı

Mihailo Obrenovic Anıtı, mimari olarak oldukça hoş. Kendisi aslında bir prens ve Sırbistan için önemi oldukça büyük. Bu zatın Sırp tarihindeki en büyük önemi Osmanlı’ya karşı Balkanlarda ayaklanma başlatan isimlerin başında gelmesi. Milliyeti bir kenara bırakıp kendisi inceleyecek olursak, kendisinin ülkesi için saygı duyulacak bir devlet adamı olduğunu söylemek mümkün. Bu konuda Balkanların tamamını örgütleyip isyan çıkartan, en sonunda da Stambol Kapija önünde (İstanbul Kapısı), Belgrad’ın anahtarını Osmanlı’dan teslim alan Prens Mihailo’nun anıtı Cumhuriyet Meydanı’nda bulunuyor.

Prens Mihailo Anıtı, gün içerisinde sayısız kişinin fotoğrafını çektiği, oldukça sembolik bir heykel olarak yorumlanabilir. Anıtı dikkatle incelerseniz, Mihailo Bey’in sağ elinin doğruca karşıya doğru bir noktayı işaret ettiğini görebilirsiniz. O bölge ise..

.

.

5- Skadarlija-(tr okunuşu= sıkadarliya)

Belgrad, aslında oldukça küçük bir şehir olmasına karşın, ziyaret edecek yer çook. Özellikle en çok sevdiğim bölgelerden birisi olan Skadarlija, tam anlamı ile Sırpların eğlence anlayışını görmeniz, yerel müziklerini dinlemeniz ve geleneksel yemeklerini tatmanız için son derece güzel sokaklardan birisi olarak dikkat çekmektedir.

Skadarlija, aslında İstanbul’da doğup büyüyen pek çok kişinin rahatlıkla Cihangir’e benzeteceği bir bölge. Şehrin bohem yaşantısının, eğlenceli Sırp müziklerinin, lüks Sırp restoranlarının ve elbette tahmin edebileceğiniz üzere yabancı turistlerin en çok ziyaret ettiği yerler arasında yer alıyor. Bölge, TRG Republike’den yalnızca birkaç dakikalık yürüme mesafesi uzaklığında.

Skadarlija, ziyaret edip kafa dağıtmak için oldukça hoş yerlerden bir tanesi. Mahallede yoğun bir yerel Sırp mimarisi görebileceğiniz gibi, aynı zamanda enteresan bir şekilde Fransız izlerini de görebilmek mümkün. He tabi sonradan öğrendiğimize göre..

.

.

4- Nikola Tesla Müzesi

Ne yazık ki tarihte bazı önemli adamlar vardır ki, işte.. ancak öldükten yıllar sonra değeri anlaşılmışlardır. Hem Sırp, hem de kesinlikle dünya tarihi açısından oldukça önemli olan; kimi bilim çevreleri tarafından da dünyanın en akıllı bilim adamı olduğu düşünülen Nikola Tesla da bunlardan bir tanesi. Nikola Tesla, bugün Sırbistan’ın başlıca havalimanına da ismini veriyor. Pek çok Sırp vatandaşının saygı duyduğu, aynı zamanda tüm dünya üzerinde de oldukça saygı gören isimler arasında yer alıyor. Peki kimdir bu Nikola Tesla ?

Sırp asıllı mucit her ne kadar bu denli başarılı olsa da para idaresi konusunda gerçekten başarısız olduğu bir gerçek. Özellikle hayatının son yıllarını beş parasız olarak geçiren Tesla, borçlu olduğu kişilere yakalanmamak için otel odalarında yaşıyor. 86 yaşında, yalnız başında bir otel odasında ölü bulunan mucidin bütün çalışmalarına, Amerika Birleşik Devletleri tarafından el konuluyor..

.

.

 3- Ada Ciganlija – (Çingene Adası)

Ada Ciganlija( türkçe okunuşu = ada siganlija ) , Sırbistan’ın deniz yoksunluğunu gideren oldukça önemli bir nokta.. Halk arasında “fakir denizi” diye geçiyor:) Sava nehri üzerinde yer alan Ada Ciganlija, yaz aylarında dolup taşan son derece önemli bir nokta olarak karşımıza çıkmaktadır. Belgrad gezisi sırasında asla es geçilmemesi gereken Ada, aslında bir park olan Ciganlija, sahil kısmında kadın, erkek ya da çocuk fark etmeksizin pek çok kişinin suya girdiği Ada’da bisiklet dahi kiralayabilmek mümkün! Bunun dışında çeşitli su sporlarını denemek isterseniz Ada Ciganlija en doğru adres olur.. 🙂

.

.

2- Zemun

Tuna kıyısında yer alan, huzuru sevenlerin iş çıkışı oturup kendilerini dinlemek adına gittikleri yerlerden birisi de Zemun. Tuna kıyılarını görebilir ve pek çok kişiden de duyabileceğiniz üzere gün batımını izleyebilirsiniz. Gün batımı yalnız da izlenir elbet! Ancak önerimiz, yalnız olmamanız! Çünkü bizce Zemun, çiftler için oldukça romantik olabilecek noktalardan bir tanesi, tepeye çıkmadan önce bölgenin şirin ve bol çiçekli sokaklarında (Sırp hanımfendiler çiçeklere aşık) dolaşabilir, huzurun tadını çıkarabilirsiniz. Zemun’a kadar geldiyseniz Gardos Kulesi’ni de görün deriz elbette, oldukça hoş bir mimarisi var. Zemun aslında Belgrad’a sonradan dahil edildiğinden ötürü, bu bölgeyi ziyaret ettiğiniz sırada Belgrad’ın genelinde göreceğinizden daha farklı bir hava görebilirsiniz. Bu durumun en büyük sebebi bölgenin uzun süre Avusturya hakimiyeti altında kalması. Bunun yanı sıra yaz aylarında Zemun’a geldiyseniz ve herkes gibi yüzmek istiyorsanız, bölgede onlarca mağazanın birinden bir mayo alabilir, kendinizi Tuna nehrine atıp çocuklar gibi eğlenebilirsiniz. Zemun bölgesi çokça sevilen bölgeler arasında yer almaktadır.

.

.

1- Kalemegdan Park ( Kalemeydan Parkı) …

Kalemegdan Parkı, Sırbistan’ın açık ara farkla en çok ziyaret edilen parkları arasında yer alıyor. Oldukça ünlü olan ve aynı zamanda, magnetlerde de Sırbistan’ın simgesi olarak görebileceğimiz bu parkın tarihi oldukça eskiye dayanıyor. Hakkında çok sayıda gizemli hikaye de anlatılan bu park, günümüzde hem yerel hem de yabancı turistlerin en çok ziyaret ettiği ve boş vakitlerini geçirdikleri bölgeler arasında yer alıyor. Temiz hava almak, arkadaşlarla bir şeyler içmek ve hatta piknik yapmak için dahi bu parka gelebilirsiniz. Şehrin merkezinde bulunduğu için ulaşımı oldukça kolay. .Kalemegdan tam bir tarih kitabı.. Her bölgesinde farklı bir hikaye, farklı bir yaşanmışlık.. Tam bu nedenden dolayı belgrad gezilecek yerler listemizin #1 numarası..

Kalemeydan parkı, aslında Kale ve Meydan kelimelerinin birleşimlerinden oluşuyor. Osmanlı Dönemi’nde verilen bu isim, Türkçe’den Sırpça’ya olduğu gibi geçen kelimelerden yalnızca bir tanesi. 50 hektara yakın olan Kale Meydan Parkı’nda Türkiye’den de oldukça fazla iz bulabilmeniz mümkün. İstanbul Kapısı bunlardan yalnızca biri olmakla beraber, yazının devamında  daha çok  Kale içindeki bölümlere değiniyor olacağız.

Kalemegdan Parkı aslında bu kadar güzel olmasına karşın bir de gizemi içinde barındırıyor. Birçok söylentiye konu olan ve pek çok kişi tarafından da oldukça korkunç olduğu söylenen “Roma Kuyusu’nun hikayesi” bilinmiyor. 60 metre derinliğe sahip olan bu kuyu eski dönemlerde hainleri cezalandırmak için kullanılırmış.

.

.

.

.

BelgradExtra Süpriz… 🙂

0- Novisad Karlofça

Beyaz şehir anlamına gelen Belgrad, Sırbistan’ın en canlı yeri ve pek çok kişi bu şehirde kendinden bir şeyler bulabiliyor. Farklı bölgelere ayrılmış mahalleleri ile sokak sanatını sevenler için ayrı yerler, bohem stili sevenler için de farklı caddelere sahip olan Belgrad, elbette ki gezmeye değer yerlerin başında geliyor. Sırbistan’a ve Belgrad’a gelirseniz, özellikle Türklerin gezmeyi çok sevdiği, kültürümüz için oldukça önemli yerlere sahip olan bölgelerden bir tanesini de gezmenizi öneririz.Her ne kadar listenin adı Belgrad gezilecek yerler” olsa da Novisad ile Belgrad birbirinden çok ayrı tutulamaz..  Her birimiz, ortaokul ve lise yıllarında tarih derslerinden meşhur Karlofça anlaşmasını duymuşuzdur. Osmanlı Devleti için artık resmen bir hezimeti ve gerileme dönemini ifade eden bu anlaşma, Belgrad ve Novi Sad şehirleri arasında yer alan bir bölgede imzalanmştır. Karlofça Anlaşması’nın yapıldığı alan özellikle ..

.

.